19. yy'da Venedik'te Kar
26/12/2008 · Kategori: kitap
Kitaplardan bahsederken farkettim ki, son dönemde okuyup da beğendiğim ancak hakkında yazmadığım bir kitabım var. Yine taa 19. yy tarihini de içinde barındıran bir kitap.
Venedik'te kar
Orjinal ismi: Schnee in Vevedig
Yazarı: Nicolas Remin
19. yy Venedik'inde geçen polisiye bir roman. Hemen arka kapak bilgisini veriyorum.
***
1862 yılında Venedik, Avusturya ordusu ve kar tarafından esir alınmıştır. Avusturya imparatorunun üst düzey bir görevlisi bir geminin kamarasında öldürülmüş olarak bulunur. Görevlinin yanında taşıdığı son derece önemli evraklar da kayıptır. Cinayeti çözmek, yoksul düşmüş asil bir Venedikli ailenin son ferdi olan Commissario Tron'un görevidir. Avusturya ordusunun meseleye el koyması bile onu engelleyemeyecektir. Çünkü hayranı olduğu Principessa di Montalcino tehlikededir. Bu sırada Venedik'te bulunan Avusturya imparatoriçesi Elisabeth de Tron'un bu cinayeti bir an önce çözmesini istemektedir. Polisiye romanlarda alışageldiğimiz kahramanlardan çokfarklı birisi olan Commissario Tron, okuyucuyu Venedik'in tarih ve gizem kokan sokaklarında heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor. 'Bir Kont neden polis olarak çalışır ki? ' diye sordu Moosbrugger. Kendi Palazzo'sunda yaşayan bir kontun polislik yapması, kafasını henüz buldukları iki cesetten daha çok karıştırmıştı. 'Siz neden kamarot olarak çalışırsınız ki, Moosbrugger? ' Moosbrugger'in kaşları kalktı. 'Ben geçimimi sağlamak zorundayım Commandante.' 'Kont da öyle' dedi Landrini.
***
Venedik'e gitmiş ya da gitmemiş olmanız farketmez, Venedik'i sevmek diye bir şey var bence. Renkli hayatı, maskeli baloları, köprüleri, birbirine bitişik şaşaalı ya da küçük evleri, gondolları..
E tabi bu kadar renkli bir hayat içinde bir takım polisiye durumların olması normal..Hiç birşey mükemmel değil ;)
Kısaca; polisiye, fikir yürütmek, araştırmak, çözmek gibi şeyleri seviyorsanız tavsiye edeceğim bir kitap..
iyi okumalar!
kısa romanlar, uzun öyküler
24/12/2008 · Kategori: kitap
Jane Austen'dan bahsettim ancak ondan hemen önce de bitiridiğim diğer bir güzel kitaptan ve yazarından bahsetmedim.
Henry James...
Soldaki Henry James, sağdaki ise kardeşi William James
Kendisi 19. yüzyılın ikinci yarısı Amerika'da dünyaya gelmiş. Kitaplarında gözlemi kullanan, hatta uzun uzun cümlelerle anlatan bir yazar.(Bu tip yazan ve benim okuyabildiğim nadir yazarlardan) Kitaplarında özellikle kadınların iç dünyalarına girmeyi seviyor, diğer bir sevdiği şey ise; Avrupa'da yaşayan ama Amerikalı olan vatandaşlarını gözlemlemek. Kitaplarında da hemen farkedersiniz ki, o zamanlar Amerikalılar Avrupa'da hep biraz küçümsenmiş, biraz avam olarak görülmüş. Özellikle Amerikalı bayanlar rahat yaşam tarzları ile Avrupa'da epey eleştiri alıyormuş. Bu konuya yazarın en iyi örneklerinden biri Daisy Miller'dır.
Bu kadar gözlem sonunda mıdır bilinmez, kendisi zaten çoğu Avrupa'da geçmiş yaşantısını, yaşamının sonuna doğru İngiliz vatandaşı olarak noktalamış.
2 gün önce bitirdiğim kitabı bir toplama kitap: Kitapta, Madam De Mauves, Daisy Miller, The story in it (Erdemin Öyküsü) ve the beast in the jungle (Ormandaki canavar) isimli uzun öyküleri var. Benim favorim Madam De Mauves...Çok asil bir kadının öyküsü..
Ben yine çok severek okudum, eğer siz de kültürler arasındaki farklılıkları görmek istiyorum, uzun cümleler okumayı seviyorum, tarih seviyorum diyorsanız, tavsiye ederim.
Hımm unutmadan 1: the portrait of a lady isimli eseri, sinemaya uyarlanmıştı ve başrolde Nicole Kidman vardı, ben henüz izlemedim ama listemde.. ;)
Hımm unutmadan 2: Kardeşi psikoloji biliminin kurucusu William James'tir..
İyi okumalar!
Sense and Sensibility and Pride and Prejudice
24/12/2008 · Kategori: kitap
Ben kış geldiğinde ayrı bir mutlu olurum.
Bana ailenin bir araya gelmesini, sıcaklığı, güveni, rahatı hissettirir.
Kışın benim zihnimde bu şekilde yer etmesi, benim şansım...
Kış deyince içimi sıcacık yapan diğer bir şey ise, sıcak çay ve kitap okumak yumuşacık bir battaniye altında..kedilerim de ayaklarımın dibinde...
Tarih, psikoloji, polisiye, biyografi okumaktan en çok zevk aldığım konular..Bunlarla birlikte eski yazarlar da çok hoşuma gidiyor. Örneğin ben aslında çok sıkı bir Jane Austen hayranıyımdır. Neredeyse tüm kitaplarını okudum, şu anda da bir türlü okumaya fırsat bulamadığım "Sense and Sensibility"i-Türkçe'ye Akıl ve Tutku olarak çevrilmiş- okuyorum.
Jane Austen 18. yy'ın başında İngiltere'de dünyaya gelmiş, yaşamını sakin yaşamış, 42 yaşında göğüs kanserinden ölmüş, kitaplarında daha çok kadın karakterleri ön plana çıkarmış, gözlemci, kibar bir dili olan ve zeki bir bayan yazar. Kitapları: Gurur ve Önyargı (en çok tanınan), Akıl ve Tutku, Emma, Mansfield Park, Northanger Abbey ve İkna (Persuasion). Jane Austen'ın bütün kitapları film haline gelmiş. Pazar günü keyfi ile izlenecek filmler..(Benim favorim taa yıllar önce BBC için dizi şeklinde çekilmiş Colin Firth'lü Aşk ve Gurur. Colin Firth o zamandan itibaren itinayla takip ettiğim aktörlerden. Her açıdan..;)
Kitapların orjinallerini okurken de çok problem yaratmıyor, tam tersi daha çok romanın içine giriyorsunuz..
Akıl ve Tutku aile ilişkileri ve aşk üzerine kabaca tasvir edebileceğim çok hoş bir kitap. Çok anlatmayayım, siz okuyun keyfini kendiniz çıkarın.. ;)
O kabarık etekler dönemi, beyefendiler, hanımefendiler ama bazen illa ki fazla gurur, fazla aşka, fazla mantık, nezaket... :)
Okuması çok rahat, yatmadan önce rahatlıkla okuyabildiğim ve sayesinde sakince uykuya dalabildiğim bir yazar..Tavsiye ederim...
Sanırım ben hala tam bir kız çocuğu oluyorum Jane Austen'ın kitaplarını elime alınca, üzerimde kabarık etekli elbisemle :)
« Önceki ::